Migren toplumda sık görülen önemli bir hastalıktır. Migren, aslında başağrısının ötesinde bir durumdur. Müzmin bir nörolojik hastalıktır, Ağrı atağında kişide belirgin bir işgörememezlik ortaya çıkar. Migren atakları genellikle çocukluk yada ergenlik çağında başlamaktadır. Genelde toplumun % 10-12 sinde migren ağrısı vardır. Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha sık görülür. Migrenin, özellikle auralı migrenin kalıtsal bir hastalık olabileceğine dair güçlü kanıtlar vardır. Hastalar sıklıkla yakın akrabalarından bir yada daha fazla kişide migren olduğunu fark etmektedirler. Başağrısı, genellikle başın sağ yada sol tarafında tek taraflı yerleşim gösteren, zonklayıcı özellikte olan, kişinin günlük yaşantısını engelleyecek derecede şiddetli ve baş hareketleri ile artan bir ağrıdır.Ağrı sırasında bulantı, zaman zaman kusmaya rastlanır. Hastalar ışık ve ses gibi çevreden gelen uyarılardan da rahatsız olur ve genellikle sessiz ve karanlık odada dinlenmek isterler. Ağrı süresi tedavi edilmezse veya yetersiz tedavi edilirse 4-72 saat arasında değişiklik gösterir. Tanıda doktorun başağrısı ile ilgili soracağı soruların doğru bir şekilde cevaplanmasının büyük önemi vardır. Doktora verilecek bilgiler arasında başağrısının ortaya çıktığı zaman, ağrının yeri, şiddeti ve süresi, ortaya çıkış sıklığı ( ayda iki defa gibi) , ağrıyı tetikleyen durumlar (açlık gibi) ve ağrıyı eşlik eden belirtiler (sesten, ışıktan rahatsız olma gibi) vardır. Migren tanısında bilgisayarlı beyin tomografi ve beyin magnetic rezonans (MR) görüntülerinin tanı koydurucu değeri yoktur. Migreni tetikleyen durumların başında stres, açlık, öğün atlama, uyku düzeninde sapmalar (bir gün az uyuma diğer gün çok uyuma gibi), ağır kokular (parfüm, temizlik maddeleri), sigara dumanı, bazı yiyecek ve özellikle alkollü içecekler, hava değişimi (lodos vb) ve kadınlarda adet dönemi sayılabilir. Fakat bu durumlar tüm migrenli hastalar için geçerli olduğu yanılgısına da düşülmemelidir. Diğer yandan, bu tetikleyici durumlardan önlenebilir olanların bulunup hastanın bunlardan kaçınmasını sağlamak migren ağrılarının görülme sıklığını azaltabilir. Migrenin genel olarak iki tipi vardır. Auralı migren ve aurasız migren. Aurasız migren hastaların %90 da görülür. Aura, başağrısı döneminden önce ortaya çıkan yada ağrıya eşlik eden genellikle bir saatden kısa süren bir dönemdir. Bu dönemde hastalarda görme kayıpları, ışık çakmaları, yüz ve vücutta iğnelenmeler, kol veya bacakta güçsüzlük hissi, baş dönmesi ve çift görme gibi bozukluklar oluşabilir. Migren atakları ortalama ayda 1-2 atak olarak ortaya çıkar. Ancak bazı kişilerde her hafta atak oluşabilir. Yıllık atak sayısı 1-50 arasında değişir. Ataklar genellikle 50-55 yaşından sonra iyice seyrekleşir. Migren tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Halen en etkili tedavi ilaç tedavisidir. Bunun yanında tetikleyici durumları tanımak ve kaçınmak da tedavide önemlidir. Ağrı atağı mutlaka tedavi edilmelidir. Çünkü atak sırasında kişi işini yapamaz hale getirir. Bir başka anlatımla ağrı kişiyi yatağa düşürür. Bunun sonucu olarak kişi üretim kaybına uğrar ve hayat kalitesi düşer. Tedavi önleyici tedavi ve atak tedavi olarak iki şekilde yapılır. Önleyici tedavide genellikle 4-6 ay süreyle hergün düzenli ilaç kullanılarak ağrı sıklığı ve şiddeti azaltılmaya çalışılır. Atak tedavisinde ise hastaya ve ağrının şiddetine göre seçilen ağrı kesici ilaçlar kullanılır.